Olimpos

Tarihi & Mimari · arkeolojik sit — Antalya

OlimposOlimpos — fotoğraf 2Olimpos — fotoğraf 3Olimpos — fotoğraf 4Olimpos — fotoğraf 5

Olimpos hakkında

Olimpos veya Olympus (Grekçe: Ὄλυμπος, romanize: Ólympos; Latince: Olympus) antik kenti, Antalya'nın batısında Kumluca İlçesindeki Tahtalı dağının 10 km kuzeyinde kalan bir Likya yerleşimidir. Antalya'ya 85,7 km. uzaklıkta, Caretta Caretta kaplumbağalarının yavrulama alanı olduğundan sit alanı olarak korunan, genellikle üniversite öğrencileri ve sırt çantalı turistlerin tercih ettiği bir tatil mahallesidir. Ağaç evleri, çadır mekanı olarak kullanılabilecek açık alanları, Likya Yolu üzerinde bulunması önemli özellikleridir. Olimpos Beydağları Millî Parkı sınırları içinde yer almaktadır.

Tarihçe

Olimpos'un ilk kuruluş tarihi hakkında yeterli bilgi olmamakla birlikte kent tarihi hakkında en geniş bilgi arkeolojik yüzeysel araştırmalarda gün yüzüne çıkmış veriler ışığında antik kentin ilk yerleşim temel kalıntılarının M.Ö.300 civarına Helenistik dönem tarihlendiği sanılmaktadır. Büyük İskender'in fetihlerine ilk başladığı yıllarda kış aylarını Olympos'a komşu bir liman şehri olan Phaselis'te geçirdiği bilinir ve bazı tarihçilere göre Olympos şehrini de ziyaret etmiştir. Olimpos Çayı'nın kuzey ve güney yakasında kurulmuş antik kentte, her iki taraftan da limana uzanan taş döşemeler görülmektedir. Yapılan arkeolojik araştırmalar neticesinde kentin kuzeyinde Olimpos çayının denizle birleştiği harabelerin olduğu iki mezar odası tespit edilmiştir. MS 2.yüzyıl sonlarında yapılmış lahit mezarların Zosimos ve dayısı Eudemos'a ait olduğu lahitlerin ön yüzünde (tabula ansata) yazılmış yazıtlardan anlaşılmaktadır. Ayrıca antik kentin güney kısmında limana yakın konumu ile dikkat çeken Roma dönemi inşa edilmiş hamam kalıntıları Olimpos liman kentinde yaşanan deniz trafiği ve çevre limanlara hakimiyetini anlatır niteliktedir. Antik kent güneyi yamaçlarında Bizans dönemine ait Kilise kompleksi ve sarnıç içinde kök boyası ile gemi grafitisi betimlemesi Bizans dönemi limanda yaşananları tasvir etmektedir.

Helenistik ve Roma Dönemleri

Likya kenti Olympus’a dair günümüze ulaşan en eski yazılı atıf, coğrafyacı Strabon’un Geographica adlı eserinde yer almaktadır. Efesli Artemidoros’tan alıntı yapan Strabon, Olympus’u Likya Birliği’nin önde gelen üyelerinden biri olarak tanımlamakta ve kentin federal mecliste üç oy hakkına sahip olduğunu belirtmektedir. Bu statünün, M.Ö. 2. yüzyılın ikinci yarısına kadar devam ettiği görülmektedir. Ancak M.Ö. 1. yüzyılda şehir, daha ziyade korsanlık faaliyetleriyle anılmaya başlanmıştır. Bu döneme ilişkin yazılı kaynaklarda yer alan en önemli olay, Zeniketes ile Roma arasındaki çatışmadır. Likya Birliği’nin donanmasının yetersizliği ve bölgedeki Romalı tüccarların ticari çıkarlarına yönelik potansiyel tehdit karşısında, Publius Servilius Vatia komutasındaki Roma lejyonları, Doğu Likya kentlerine ve Pamfilya’ya karşı bir sefer başlatmıştır. Servilius, daha sonra Olympus civarındaki Zeniketes’in kalesini kuşatmıştır. Direnişin beyhude olduğunu anlayan Zeniketes, Roma komutanına canlı yakalanmaktansa ailesiyle birlikte kendini ateşe vermeyi seçmiştir. Olympus’un düşüşünün ardından Servilius Vatia, daha önce Zeniketes’e ait olan veya ayaklanmaya katılan yerleşimleri itaat altına almak üzere ilerlemiştir. Ona destek verenler cezalandırılmış; arazilerine el konularak ager publicus (kamu toprağı) statüsüne geçirilmiştir. Bu yerleşimlerden biri olan Olympus, Likya Birliği’nden ihraç edilmiş ve M.S. 1. yüzyıla kadar birliğe yeniden kabul edilmemiştir. Olympus kazı ekibinde yer alan epigrafistlerin gerçekleştirdiği tarihsel-coğrafi araştırmalar, bazıları ek (addendum) ve düzeltme (corrigendum) niteliğinde olmak üzere 50’den fazla yazıtı gün yüzüne çıkarmıştır. Olympus ve hinterlandında (territorium) tespit edilen yazıtların neredeyse tamamında Ὀλυμπηνός (Olympenos), Ὀλυμπηνή (Olympene) ve Ὀλυμπηνοί (Olympenoi) etnikonları yer almaktadır. Buna karşın, Korykos isminin zikredildiği yalnızca bir adet yazıt bulunmaktadır. Arkeolojik kazılar esnasında şehir surlarında ele geçen bazı mezar yazıtları ve maddi kültür kalıntıları, yerleşimin Helenistik evresine dair önemli ipuçları sunmaktadır. Olympus’ta tespit edilen en erken mimari kalıntılar, geleneksel olarak "Güney Şehir" şeklinde adlandırılan alanı çevreleyen tahkimat duvarlarıdır. Bu savunma yapıları, çokgen (poligonal) duvar örgüsü tekniği kullanılarak inşa edilmiştir. Kazı çalışmaları, surların Roma köprüsüyle kesiştiği noktada gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, Roma İmparatorluk döneminde düzenlendiği anlaşılan ana ulaşım aksı olan Köprü Caddesi (Bridge Street) boyunca sistematik araştırmalar yürütülmüştür. Bu çalışmalar, yalnızca duvar örgüsüne dair mimari gözlemler sunmakla kalmamış, aynı zamanda tahkimatların tarihlendirilmesi açısından kritik öneme sahip stratigrafik ve maddi verileri de ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular, bu sektördeki sur kapısının, Köprü Caddesi’nin inşası esnasında kısmen tahrip edildiğini göstermektedir. Bu kanıtlar, şehir surlarının Roma İmparatorluk döneminden daha eskiye tarihlendiğini açıkça ortaya koymaktadır. Korsan Zeniketes’in bastırılmasının ardından kente getirilen kısıtlamalar ışığında değerlendirildiğinde, tahkimatların inşası için terminus post quem (en erken tarihlendirme sınırı) M.Ö. 76 yılı olarak belirlenebilmektedir. Olympus, M.S. 2. yüzyılda Likya Birliği’nin yeniden seçkin bir üyesi konumuna gelmiştir. Bu durum, Birlik içerisindeki en yüksek idari makam olan Likyarklık görevini yürüten Marcus Aurelius Archepolis’in mezar yazıtlarından açıkça anlaşılmaktadır. Arkeolojik bulgular, Olympus’un Roma İmparatorluk döneminde önemli bir kent merkezi olarak yükseldiğini açıkça ortaya koymaktadır. Roma yönetimi altında şehir, daha düzenli ve planlı bir kentsel dokuya göre yeniden organize edilmiştir. Dahası, yakın dönemde gerçekleştirilen araştırmalar; özellikle hamamlar, tapınak, Köprü Caddesi ve köprü gibi başlıca kamu yapılarına dair kayda değer yeni veriler sunmuştur. Bu anıtsal yapıların analizi, bağlamsal bir değerlendirme oluşturmak amacıyla ham

Erken Hristiyanlık ve Erken Bizans Dönemleri

Hristiyanlık, M.S. 3. yüzyıl itibarıyla kente ulaşmıştır. Şehir, Likya’daki Myra Metropolitliği’ne bağlı bir piskoposluk merkeziydi. M.S. 3. yüzyılın sonlarında Likya ve Olympus’un ilk piskoposu olan Methodios, "Olimposlu Methodius" olarak tanınmaktadır. Hristiyanlık karşıtı yazılara cevaben kaleme aldığı metinler, Hristiyanlığın tanınmasına yönelik ilk çabalar bağlamında büyük önem taşımaktadır. Methodios, muhtemelen M.S. 312 yılında şehit edilmiştir. Methodios’tan sonra görev yapan piskoposların isimleri, Olympus tarihi açısından kayda değerdir. Bilinen diğer piskoposlar arasında; M.S. 431 yılındaki Efes Konsili’ne katılan Aristokritos, Myra metropolitlik yönetiminin M.S. 458 tarihli I. Leo’ya gönderdiği mektupta adı geçen Anatolios ve M.S. 518 ile 520 yıllarındaki Konstantinopolis (İstanbul) Sinodlarına katılan Ioannes bulunmaktadır. Ayrıca, M.S. 6. yüzyılın sonu ile 7. yüzyılın başına tarihlenen bir kurşun mühür üzerinde, Olympus’un bir diğer piskoposu olan Anania/Anianus veya Ioannes’in ismi tanımlanmıştır. Arkeolojik kazılar esnasında Piskoposluk Kilisesi’nde gün yüzüne çıkarılan bir chancel (bema korkuluğu) levhası ve bir kapı lentosu üzerinde ise piskoposlar Theophiletus ve Nikolaos’un isimleri okunabilmektedir. Olympus ismi, M.S. 5-7. yüzyıllara ait piskoposluk listelerinde de yer almaktadır. Kentin isminin yazılı kaynaklardaki son zikredilişi, M.S. 9. yüzyılda, Myra Metropolitliği’ne bağlı olduğu döneme aittir. Bizans dönemi Olympus’unun 5. ve 6. yüzyıllarda gerçekleştirilen yoğun imar faaliyetleriyle şekillenen kentsel dokusunun, büyük ölçüde Roma dönemi kenti üzerine temellendirildiğini söylemek mümkündür. Kentteki cadde, yol ve yerleşim planı birtakım değişimlere uğramış olsa da, genel hatlarıyla Roma dönemi yerleşim kurgusuna sadık kaldıkları görülmektedir. Roma dönemine kıyasla caddelerde yer yer genişlemeler ve/veya daralmalar gözlemlense de, yolların genel istikametleri ve yerleşim planları korunmuştur. Bizans dönemi ile birlikte yaşanan en önemli değişim, şehirdeki yaşam alanlarının genişlemesidir. Yapıların konumları göz önüne alındığında, Erken Bizans kentinin Roma dönemine göre daha büyük olduğu ve daha yoğun bir nüfusu barındırdığı söylenebilir. Güney şehirdeki kentsel doku, Sepet Sırtı’nın yamaçlarına doğru, güneydoğu yönünde genişlemiştir. Kuzey şehirde ise sivil yapılar Nekropol Caddesi üzerinde inşa edilmiş ve Roma dönemine ait mezarlar konut/yaşam alanı olarak işlevlendirilerek kullanılmıştır. Kent merkezinde Erken Bizans dönemine ait dokuz adet kilise bulunmaktadır. Olympus’un geniş bir territorium’a (yerleşim alanı) sahip olduğu bilinmekle birlikte, orta ölçekli bir yerleşim için kent merkezinde dokuz kilisenin bulunması dikkate değer bir durumdur. Söz konusu yapıların tamamı üç nefli bazilika planlı olup, bunlardan ikisi transept (enlemesine nef) özelliğine sahiptir. Tüm kiliselerin zeminleri opus tesselatum (mozaik) döşemelerle kaplı olup yapılar oldukça zengin bir bezeme programına sahiptir. Güney yamaç yerleşimi, istinat duvarlarıyla desteklenmiş teraslı bir alan üzerine kurulmuştur. Teraslar arasında doğu-batı doğrultulu geçitler ve bu geçitler arasında ulaşımı sağlayan merdivenler mevcuttur. Kilise naoslarında kot farkından kaynaklanan sorunların, ahşap döşemelerle çözüldüğü; mevcut kiriş yuvaları ve payandalardan anlaşılmaktadır. Olympus’taki kiliselerden dördü atriumludur. 8 numaralı kilisenin atriumu kuzey tarafında yer alırken, 1, 3 ve 6 numaralı kiliselerin atriumları batı tarafında konumlanmıştır. Atriuma sahip olan kiliselerde narteks bulunmazken diğerlerinde batı cephesinde narteks yer almaktadır. Atrium ve narteksin bir arada bulunmamasının temel sebebi, kentteki arazi kısıtlılığıdır. Roma dönemi yerleşim planı üzerine inşa edilen kiliseler, şehirdeki insula (ada) parsellerine uygun olarak bireysel planlara sahiptir; bununla birlikte, bazı kilise planlarında önceki yapılardan kalan kalıntılar nedeniyle birtakım bozulmalar gözlemlenmiştir. Olympus, artık yerleşik bir piskoposluğa ev s

Günümüz

Günümüzde popüler bir turizm merkezi hâline gelen Olympos, zengin tarihi dokusuyla her yıl çok sayıda ziyaretçiyi ağırlamaktadır. Antik kentin zamana direnen kalıntıları, günümüzde çok sayıda pansiyon ve konukevine ev sahipliği yapan korunaklı bir vadide son bulur. Söz konusu vadi, sahil şeridine ulaştığı noktada doğanın kenti kucakladığı Omurga Dağı ile sınırlandırılmıştır.

Olimpos — ziyaret bilgisi

Olimpos — Konum ve Ulaşım

Olimpos — yol tarifi (Google Haritalar)

Sık Sorulan Sorular

Olimpos nerede?

Olimpos, Kumluca, Antalya sınırlarında yer alan bir antik kenttir. Sayfadaki haritadan kesin konumu görebilir ve yol tarifi alabilirsiniz.

Olimpos yakınında kamp yapılabilir mi?

Evet. Olimpos çevresinde 50 km içinde 204 kamp alanı bulunuyor. En yakını Olimpos Gelidonia Camping, yaklaşık 1 km mesafede.

Olimpos'a en yakın kamp alanı hangisi?

Olimpos Gelidonia Camping, Olimpos'a yaklaşık 1 km uzaklıkta. Sayfadaki 'Yakındaki kamp alanları' bölümünden diğer seçenekleri görebilirsiniz.

Olimpos'a nasıl gidilir?

Sayfadaki 'Yol Tarifi Al' düğmesi bulunduğunuz konumdan Olimpos'a Google Haritalar üzerinden rota açar.

Olimpos yakınındaki kamp alanları

Gezilecek Yerler · Türkiye kamp alanları rehberi

Ansiklopedik metin Vikipedi kaynaklıdır (CC BY-SA 4.0). Fotoğraflar Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0). Ziyaret bilgisi kaynağı: Kültür ve Turizm Bakanlığı. Yakındaki kamp alanları ve mesafeler Kampline verisidir.